APARTIMAN ÇOCUKLARI
- Sinan özer

- 4 Ara 2020
- 3 dakikada okunur
Beyaz yakalı bir iki çocuk duvarın üstünden atlayıp bahçeye girdi. En hızlıları böyle girerlerdi parka. Demek, dağılmıştı okullar. Sigarasını çekiştirip duran Naci duvarın arkasında kalanları görebilmek için ayağa kalktı. Karınca gibi kaynaşıyorlardı, iki ayrı okuldan çıkanlar. Önce birbirleriyle kaynaşıp sonra iki yana dağılıyorlardı. Bunlardan birkaçı da koşarak girdiler kapıdan. Çetin'di giren çocuklardan biri de. Naci'nin yanına sokuldu. "Naci Abi ... " dedi, "Arif dedi ki, 'Geliyorum, beklesin. Gitmesin.' dedi!" "Bekliyoruz ineği işte! Nerde kaldı bu hırbo?" "Dükkana girdi de ... " Yüzü güldü Naci'nin: "Demek, hazırlıklı gelecek." "Hadi bakalım!" "Şey getirecekmiş sana." "Çakoz ettim taş arabası. Dillendirme sen artık. Turgut var ya Turgut..." "Var, ne olmuş?" "Arif' i marizledi dün akşam." "Neden marizliyormuş deve?" "Dilber var ya, Dilber'in yüzünden." "Kim bu Dilber?" "Bilmiyor musun be? Doktorun kızı." "Yüksek yerden kapı çalıyor enayi desene!" Pişkin pişkin güldü Çetin: "İyi çocuktur ha bizim Arif!" dedi. "Ulan, kötü çocuk diyen mi oldu? Sen, işlerin kıyak mı, madara mı, ondan haber ver." "Eh, beş on kuruş çıkıyor sabahları." "Gazetede iş vardır haa!.. Bi zamanlar biz de girdiydik bu dalga ya. Nüfus kağıdım hala İbo' da durur."
Çekti sigarasından, gerisini getirdi konuşmasının: "Götürdüm bir beşini, kestim postayı! Sakın, sen cebelleziye kalkışma arkadaşım. Farmason gibidir inekler, hep kıç kıça verirler. Birine takdın mı, uğratmazlar seni semtlerine. Oysam, kendileri deveyi hamutuylan yutar taş arabaları. Biçimlendiler mi, gazetelerin matbaasını bile alıp götürürler. Ne madrabazdır onlar!.. Apartımanlara da bırakıyor musun gazete?" "Bırakmaz olur muyum abi, bırakıyorum. Bugünlerde işler kıyak gidiyor." "Ha, şu dalgadan olacak. İneğin biri geçenlerde gacosunu temizlemiş, taktırdı deyi ... Ulan, temizlemekle biter mi bunlar be? Ne olursa kendine olur. Sübyan koğuşunda kaldım on iki gün, feleğimi şaşırttılar bana dayılar." "Neden yattın abi?" "Bilmiyorsun ha? Yazık sana be. Bi de gazeteciyim diye ortalarda dolanırsın. Resmimi bile bastılar enayiler, bilezikli ... " "Bilezik mi dedin?" "Ulan, kelepçe demek istiyorum, hıyar!" "Ben de sandım ki, bir kızın bileziklerini arakladın!" "Elime bilezik geçecek de, piyastos olacağım ha? Şey dalgasından vurdular kelepçeyi." "Cop falan var mıydı içerde?" "Hadi ordan, üniversiteli miyim ben? İlkokul ikiden ayrılmışım ... Benimki de kitap dalgasıydı; ama boşverdiler." "Kitap mı dedin abi?" "Kitap ya! Hep o gözlüklü beyler mi yatar kitaptan? Hani Beyazıt'ta bi kitapçı dükkanını talan ettiler ya komandolar ... " "Eee?" "Esi mesi, ben de ordaydım. Nail Abi'ye hesap vermeye gidiyordum." "Sen de mi taşlandın?" "Ne taşı be? Atan atmış. Kapı pencere, yangın yeri. Baktım, kitaplar kaldırımlarda; bi kucak kitap da ben arakladım, sahaflarda aldım soluğu. Kitap değil mi, hiç bakmam okuturum. Anamız babamız Murat arabası alıp satmıyor. Kendi kayıntımızı kendimiz çıkarırız biz. Üç beş uçlandık, yolumuza baktık." "Kitapçı mı yakalattı seni?" "Ne haddine keleğin beni piyastos ettirmek!.. Kaldırımdaki kitabın hesabı mı olur? Meğer, sattığım kitapları Ruslar sokmamış mı içeri? .. " "Bizim dilden değil miydi kitaplar?" "Burdaki Allah'sızlar çevirmişler bizim dile. 'Bilsem, satar mıyım Hakim Bey?' dedim, 'Üç beş yolumuza bakalım dedikti.' ... 'Salıverin, beraat!' dedi. Allah razı olsun sıyırdık paçamızı. Bi daa kitap işi mi, töbe! Toz işine bile girerim, kitap işine girmem! Paytos! Sen de aç gözünü arkadaşım, her gazeteyi sokma apartımanlara, canına okurlar. Bulunuyor mu buralarda da çok kitap mitap okuyan, çok gazete mazete alan züppe? Hemen haber vereceksin karakola. Okumanın çoğu gelmez bize arkadaşım. Altından bi çabanlık çıkar. Var mı öyle üç dört gazete birden alan uyanık?"
"Çok var iki gazete bıraktığım kapılar ama ... Üç gazete? Dur bakayım, Hüsamettin Amca var. Namus Apartımanı'nda."
"Amca mı dedin? Boynu altıda kalsın böyle amcaların. Çok okudu mu bi adam, yanaşma yanına! Değil amcan, baban olsa alarga!.." "Çok okumaz ki bu adam Naci Abi ... " "Daha nasıl okusun be, günde üç gazete ... "




Yorumlar